Maden
suyunun bilinmeyen yönleri!
Hamilelikten
cilt sağlığına kadar bir çok yönden sağlıklı yaşamda önemli rol
oynayan maden suyu tüketimi ile ilgili ne kadar bilgi sahibisiniz?
-
Maden suyu hakkında 'doğru' bildiğiniz 'yanlışlar' ya da 'yanlış' bildiğiniz
'doğrular'...
"Maden suyu" ile "soda"
arasında ne fark vardır?
Maden
Suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki
çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkar ve tamamen "doğaldır".
Soda ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı
basılmasıyla elde edilen ve tamamen "yapay" olan bir içecektir.
Maden suyu "asitli" midir?
Halk arasında "asitli" denilen içeceklerde aslında kastedilen, içeceğin
içindeki "karbondioksit" gazıdır. Karbondioksit gazı dilimiz ile
temas ettiğinde geçici olarak tat algılayıcılarını uyuşturduğu için
içimi kolaylaştırmaktadır. Gazlı içecek üretiminde çok özel
proseslerle üretilen ve % 99,99 saflıkta gıda üretimi için özel
karbondioksit gazı kullanılır.
Günde ne kadar maden suyu tüketebiliriz ?
Doğal
suların içerdiği zengin mineraller vücudumuzda vitaminlerin fonksiyonlarına
yardımcı olurlar. İçerdiği zengin kalsiyum ve florür gibi mineraller
nedeniyle özellikle çocuklar, bayanlar ve yaşlıların daha fazla maden
suyu içmeleri gerekir. Uzmanlar günde en az 2 litre civarında su ve maden
suyu gibi "yararlı sıvı" tüketilmesini öneriyor.
Çocukların maden
suyu içmesi zararlı mıdır?
Maden suyunun bilinen hiçbir zararı olmayıp, aksine vücudumuza sayısız
yararları vardır. Büyüme çağındaki çocuklar kalsiyum, demir, çinko,
florür gibi minerallere yetişkinlerden daha fazla ihtiyaç duyarlar. Bu
ihtiyacı karşılamanın en iyi yolu bolca süt ve doğal suları tüketmeleridir.
Maden suyunun içerdiği kalsiyum kemik yapısının, florür ise ağız ve diş
sağlığının gelişmesi için son derece yararlıdır.
Hamilelikte maden suyu içilir mi?
Hamilelik, beslenmeye özellikle dikkat edilmesi gereken bir dönem. İnsan vücudu
bebeği besleyebilmek ve gelişmesini sağlamak için normalden daha fazla gıda,
sıvı, mineraller ve vitaminlere ihtiyaç duyar. Bu katkıyı doğal yoldan
sağlayabilmek için, hamilelikte düzenli olarak maden suyu tüketimi tavsiye
edilir.
Maden suyu cilde yararlı mıdır ?
Maden suyu içerdiği zengin mineraller vücudumuzun birçok bölgesine olduğu
gibi cilt için de yararlıdır. Hatta piyasada sprey şişelerine doldurulmuş
ve yüze püskürtülerek kullanılan maden suları satılır.
Maden suyu böbrek taşı yapar mı?
Böbrek taşlarının oluşumunda ana neden, yetersiz miktarda sıvı tüketimidir.
Başka bir deyişle, yaşamı boyunca yeterli ve düzenli miktarlarda su ve
maden suyu tüketmeyen insanlarda böbrek taşı oluşumu hızla meydana
gelir. Bu duruma gelmiş ve böbreklerinde taş oluşmuş insanların maden
suyu tüketmeleri tavsiye edilmez ancak esas olan, düzenli ve yeterli
miktarlarda su ve maden suyu tüketerek vücudumuzu bu gibi etkenlerden
korumaktır.
Avrupa'da ve Türkiye'de kişi başına yıllık
maden suyu tüketimi ne kadar?
Avrupa'da kişi başına yılda 150 litre maden suyu tüketirken bu
oran Türkiye'de 3 litrenin altında. Ülkemiz aslında Avrupa'nın doğal
mineralli sular açısından en zengin coğrafyasına sahip ancak, yıllık 65
milyon litre olan bu kaynağın sadece yüzde biri şişeleniyor, yüzde
doksandokuzu boşa akıyor. Süt ve süt ürünleri tüketiminde de Avrupa ile
aramızda benzer oranlar olduğu için, neticede ulusal beslenme kültürü
ile bağlantılı ilginç tablolar ortaya çıkıyor. Örneğin bu beslenme kültürü
sayesinde Avrupalı kemik erimesi gibi hastalıkları nadiren duyarken Türkiye'de
belirli yaş ve cinsiyet gruplarında kemik erimesi oranları % 30'larda yaşanıyor.
Bunun en önemli nedeni, yaşam boyunca düzenli olarak tüketilen süt ve doğal
suların miktarlarındaki, bu yol ile alınan doğal kalsiyum takviyesindeki büyük
farklılık.
Maden suyu son kullanma tarihinden sonra
bozulur mu?
Maden
suyu kapağı açılmaz ise kesinlikle bozulmaz. Ürünlere son kullanma
tarihi konulmasının tek nedeni, dolumdan sonra belirli bir süre geçtiği
zaman sadece kapak ve ambalajdan dışarıya karbondioksit gazı kaçması ve
azalmasıdır.
Düzenli maden suyu tüketimi ile bazı
hastalıklar arasında bağlantı var mıdır?
Maden suyunda zengin olarak bulunan minerallerden magnezyum , hücre içerisinde
potasyumdan sonra en yoğun olarak bulunan katyondur. Hücre zarı, hücre içi
ve hücre çekirdeğindeki birçok biyolojik olaylarda etkilidir ve kas ile
sinirlerdeki elektrik uyarılarının iletilmesini sağlar. Kalp ve damar
hastalıkları ile çok ilgisi vardır. Enfarktüs geçiren insanlarda
magnezyum düşüklüğü saptanmıştır. Damar sertliğine yol açan
damarlardaki yağ ve kalsiyum birikmesi de magnezyum eksikliğinden oluşur.
Sodyum vücut sıvılarında en fazla bulunan elementtir ve sıvı dağılımı
ile sıvı dengesinin düzenlenmesini sağlar. Ayrıca asit-baz dengesi ve
sinir uyarılarının taşınması en önemli görevlerindendir.
Kalsiyum vücudumuzda en fazla bulunan elementtir. Kemik yapısının
yanı sıra kas kasılmalarının düzenlenmesine, sinir uyarılarının taşınmasına,
hücre zarlarında iyon değişimine, hormonların, sindirim enzimlerinin ve nörotransmitterlerin
salgılanmasına yardımcı olur. Yaşla ilgili kemik kayıplarını ve kırılmalarını
önler. Kalsiyum sadece süt ve doğal sularda bulunur. İçerisinde kalori ve
kolesterol olmadığı için maden suyu, kalsiyum açısından süte en iyi
alternatif olmaktadır.
Bikarbonatlar, magnezyum, sitratlar, sodyum, flor ve kalsiyum maden suyunda
bulunan doğal dengeleri ile, ürolojik hastalıkların seyri ve özellikle
ameliyat sonrasında çok etkendir. Böbrek taşlarının tekrarlamasını önlemenin
en kolay, en pratik ve doğal yolu bu sıvıları bolca tüketmektir.
Bikarbonatlı sular alkali yapıları sayesinde mide asiditesini nötralize
eder ve bu özelliği nedeni ile peptik ülser hastalığının tedavisinde önemli
rol oynarlar. Yine fonksiyonel mide ve bağırsak hastalıklarında semptomları
azaltıcı etkileri vardır.
Kalsiyum ve magnezyum içeren sular bağırsak molaritesini azaltarak stress
sonucu gelişen ishal gibi şikayetleri önlemede etkili olurlar. Sülfatlı
sular safra salgılarını ve akımlarını arttırır.
Kalsiyum zengini doğal mineralli sular, menapoz döneminde kadınlarda ve
ileri yaşlarda erkeklerde kemik erimesinin önlenmesi ve tedavisinde yeterli
kalsiyum desteği sağlanmasında önemli bir seçenektir.